İleri Seviye Gerund ve Infinitive: Fiil Sonrası Kullanımlar

Konu Başlıkları
İleri Seviye Gerund ve Infinitive: Fiil Sonrası Kullanımlar
İngilizce öğrenirken karşılaşılan en kafa karıştırıcı konulardan biri şüphesiz Gerund (isim-fiil) ve Infinitive (mastar) kullanımıdır. Hangi fiilden sonra hangisinin geleceği, bazen anlamı nasıl değiştirdiği ileri seviyede ustalık gerektiren bir konudur. Bu makalede, Gerund ve Infinitive yapılarının daha karmaşık kullanımlarına, özellikle de belirli fiillerden sonra nasıl şekillendiklerine derinlemesine bakacağız. Temel kuralları hatırlamak veya öğrenmek isterseniz, öncelikle İngilizce Gerund ve Infinitive Konu Anlatımı sayfamıza göz atabilirsiniz.
Gerund, fiilin sonuna ‘-ing’ eki getirilerek oluşturulan ve cümlede isim görevi gören yapıdır (Örn: Swimming is fun). Infinitive ise fiilin ‘to’ ile birlikte veya yalın halde kullanılan mastar biçimidir (Örn: I want to swim).
Fiillerden Sonra Gerund Kullanımı (Verb + Gerund)
Bazı İngilizce fiiller, kendilerinden sonra gelen fiilin mutlaka Gerund (-ing) formunda olmasını gerektirir. Bu kalıbı ezberlemek, doğru cümle kurmanın anahtarıdır. İşte bu fiillerden en yaygın olanları:
- Admit (İtiraf etmek): He admitted stealing the money.
- Avoid (Kaçınmak): You should avoid eating fast food.
- Consider (Düşünmek, değerlendirmek): Have you considered moving to another city?
- Deny (İnkar etmek): She denied knowing anything about the plan.
- Enjoy (Hoşlanmak, keyif almak): I enjoy reading books.
- Finish (Bitirmek): Have you finished writing your report?
- Imagine (Hayal etmek): Can you imagine living without the internet?
- Keep (Sürdürmek): Please keep trying!
- Mind (Sakıncası olmak, dert etmek – genellikle soru ve olumsuz cümlelerde): Would you mind closing the window?
- Miss (Özlemek): I miss talking to my friends.
- Practice (Pratik yapmak): You need to practice speaking English every day.
- Quit (Bırakmak): He quit smoking last year.
- Recommend (Tavsiye etmek): I recommend visiting the museum.
- Suggest (Önermek): She suggested going to the cinema.
Bu listedeki fiillerden sonra bir eylem belirtilecekse, o eylemin fiili her zaman -ing eki almalıdır.
Fiillerden Sonra Infinitive Kullanımı (Verb + to + Infinitive)
Diğer bir grup fiil ise kendilerinden sonra gelen fiilin ‘to’ ile birlikte Infinitive formunda olmasını gerektirir. Bu yapı genellikle bir amaç, niyet, karar veya gelecek planı ifade eder.
- Agree (Aynı fikirde olmak, kabul etmek): He agreed to help us.
- Appear (Görünmek): She appears to be tired.
- Ask (İstemek, sormak): I asked to leave early.
- Decide (Karar vermek): We decided to travel abroad.
- Expect (Ummak): They expect to arrive soon.
- Fail (Başarısız olmak): He failed to pass the exam.
- Hope (Umut etmek): I hope to see you again.
- Learn (Öğrenmek): She is learning to play the piano.
- Manage (Başarmak, becermek): He managed to fix the computer.
- Need (İhtiyaç duymak): I need to buy some groceries.
- Offer (Teklif etmek): They offered to drive us home.
- Plan (Planlamak): We are planning to visit our relatives.
- Promise (Söz vermek): He promised to call me.
- Refuse (Reddetmek): She refused to answer the question.
- Seem (Görünmek): It seems to be raining.
- Want (İstemek): I want to learn English.
- Wish (Dilemek): I wish to speak to the manager.
- Would like (İstemek – nazik): I would like to order a coffee.
Bu fiillerden sonra gelen eylemler ‘to’ mastar yapısıyla kullanılır.
Hem Gerund Hem Infinitive Alan Fiiller (Anlam Değişmeden)
Bazı fiiller vardır ki, kendilerinden sonra hem Gerund hem de Infinitive alabilirler ve bu durumda cümlenin anlamında önemli bir değişiklik olmaz. Bu fiiller genellikle duygu, başlama ve devam etme durumlarını ifade eder:
- Like: I like swimming. / I like to swim. (Genel olarak yüzmeyi severim)
- Love: She loves dancing. / She loves to dance. (Dans etmeye bayılır)
- Hate: He hates waiting. / He hates to wait. (Beklemekten nefret eder)
- Prefer: I prefer reading books to watching TV. / I prefer to read books rather than watch TV. (Kitap okumayı TV izlemeye tercih ederim)
- Start: It started raining. / It started to rain. (Yağmur yağmaya başladı)
- Begin: He began working here last month. / He began to work here last month. (Geçen ay burada çalışmaya başladı)
- Continue: They continued talking. / They continued to talk. (Konuşmaya devam ettiler)
Not: ‘Like’ fiili ‘would like’ şeklinde kullanıldığında her zaman ‘to + Infinitive’ alır: I would like to swim now. (Şimdi yüzmek istiyorum – spesifik bir istek).
Hem Gerund Hem Infinitive Alan Fiiller (Anlam Değişerek)
İleri seviye İngilizcede asıl dikkat edilmesi gereken nokta burasıdır. Bazı fiiller hem Gerund hem de Infinitive alabilir, ancak seçilen yapı cümlenin anlamını tamamen değiştirir. Bu fiilleri ve anlam farklarını iyi bilmek, iletişimde yanlış anlaşılmaları önler.
-
Remember:
- Remember + Gerund (-ing): Geçmişte yapılmış bir şeyi hatırlamak. (Anı)
Örnek: I remember meeting her for the first time. (Onunla ilk kez tanıştığımı hatırlıyorum.) - Remember + Infinitive (to + V1): Yapılması gereken bir şeyi hatırlamak. (Görev)
Örnek: Please remember to lock the door. (Lütfen kapıyı kilitlemeyi unutma/hatırla.)
- Remember + Gerund (-ing): Geçmişte yapılmış bir şeyi hatırlamak. (Anı)
-
Forget:
- Forget + Gerund (-ing): Geçmişte yapılmış bir şeyi unutmak. (Nadiren kullanılır, genellikle ‘don’t remember’ tercih edilir.)
Örnek: I’ll never forget seeing the Eiffel Tower. (Eyfel Kulesi’ni gördüğümü asla unutmayacağım.) - Forget + Infinitive (to + V1): Yapılması gereken bir şeyi unutmak.
Örnek: Don’t forget to buy milk. (Süt almayı unutma.)
- Forget + Gerund (-ing): Geçmişte yapılmış bir şeyi unutmak. (Nadiren kullanılır, genellikle ‘don’t remember’ tercih edilir.)
-
Try:
- Try + Gerund (-ing): Bir şeyi denemek, sonucunu görmek için yapmak. (Deney)
Örnek: If you have a headache, try drinking some water. (Başın ağrıyorsa, biraz su içmeyi dene.) - Try + Infinitive (to + V1): Zor bir şeyi yapmaya çalışmak, çabalamak. (Çaba)
Örnek: He tried to lift the heavy box, but he couldn’t. (Ağır kutuyu kaldırmaya çalıştı ama başaramadı.)
- Try + Gerund (-ing): Bir şeyi denemek, sonucunu görmek için yapmak. (Deney)
-
Stop:
- Stop + Gerund (-ing): Yapılan bir eylemi bırakmak, sona erdirmek. (Bırakmak)
Örnek: He stopped smoking two years ago. (İki yıl önce sigarayı bıraktı.) - Stop + Infinitive (to + V1): Başka bir şey yapmak için durmak. (Amaç için durmak)
Örnek: He stopped to smoke a cigarette. (Sigara içmek için durdu.)
- Stop + Gerund (-ing): Yapılan bir eylemi bırakmak, sona erdirmek. (Bırakmak)
-
Regret:
- Regret + Gerund (-ing): Geçmişte yapılan bir şeyden pişmanlık duymak.
Örnek: I regret shouting at him. (Ona bağırdığım için pişmanım.) - Regret + Infinitive (to + V1): Genellikle ‘inform’, ‘tell’, ‘say’ gibi fiillerle kullanılır; kötü bir haber vermekten üzüntü duymak.
Örnek: We regret to inform you that your application was rejected. (Başvurunuzun reddedildiğini size bildirmekten üzüntü duyarız.)
- Regret + Gerund (-ing): Geçmişte yapılan bir şeyden pişmanlık duymak.
-
Go on:
- Go on + Gerund (-ing): Aynı eylemi yapmaya devam etmek.
Örnek: He went on talking even though nobody was listening. (Kimse dinlemese de konuşmaya devam etti.) - Go on + Infinitive (to + V1): Bir eylemi bitirip başka bir eyleme geçmek.
Örnek: After finishing her presentation, she went on to answer the questions. (Sunumunu bitirdikten sonra soruları cevaplamaya geçti.)
- Go on + Gerund (-ing): Aynı eylemi yapmaya devam etmek.
Fiil + Nesne + Infinitive Yapısı (Verb + Object + to + Infinitive)
Bazı fiiller, birinden bir şey yapmasını istemek, beklemek veya ona izin vermek gibi durumları ifade ederken fiilden sonra bir nesne (object pronoun/noun) ve ardından ‘to + Infinitive’ yapısını alır.
Yaygın fiiller: allow, ask, advise, encourage, expect, force, help (to’suz da olabilir), invite, need, order, persuade, remind, teach, tell, want, warn, would like.
- I want you to help me. (Bana yardım etmeni istiyorum.)
- She asked him to wait. (Ondan beklemesini istedi.)
- They didn’t allow us to enter. (Girmemize izin vermediler.)
- My teacher encouraged me to study harder. (Öğretmenim beni daha sıkı çalışmaya teşvik etti.)
- He persuaded her to join the team. (Onu takıma katılmaya ikna etti.)
Algı Fiilleri + Nesne + Gerund / Yalın Fiil (Bare Infinitive)
See, watch, hear, listen to, feel, smell gibi algı fiillerinden sonra bir nesne ve ardından gelen fiil ya Gerund (-ing) ya da yalın halde (Bare Infinitive – ‘to’ olmadan) kullanılabilir. Seçim, eylemin nasıl algılandığına bağlıdır:
- Gerund (-ing): Eylemin bir kısmına tanık olunduğunu veya eylemin devam etmekte olduğunu vurgular.
Örnek: I saw him crossing the street. (Onu caddeden geçerken gördüm – geçme eyleminin bir kısmını gördüm.)
Örnek: Did you hear them arguing? (Onların tartıştığını duydun mu? – tartışma devam ediyordu.) - Yalın Fiil (Bare Infinitive): Eylemin başından sonuna kadar tamamlandığına tanık olunduğunu vurgular.
Örnek: I saw him cross the street. (Onun caddeden geçtiğini gördüm – baştan sona tüm geçişi gördüm.)
Örnek: I heard her shout his name. (Onun adını bağırdığını duydum – bağırma eylemi tamamlandı.)
Sonuç
Gerund ve Infinitive kullanımları, özellikle belirli fiillerden sonra gelen yapılar, İngilizce dilbilgisinin önemli ve bazen zorlayıcı bir yönüdür. Hangi fiilin hangi yapıyı gerektirdiğini bilmek ve özellikle anlam farkı yaratan fiillere hakim olmak, hem yazılı hem de sözlü ifadelerinizi daha doğru ve akıcı hale getirecektir. Bu yapılar, İngilizce gramerinin temel taşlarındandır ve daha fazla gramer konusu keşfetmek isterseniz İngilizce Gramer Konuları Kapsamlı Rehber sayfamız size yol gösterebilir. Bol pratik yaparak ve örnek cümleleri inceleyerek bu konudaki ustalığınızı artırabilirsiniz.