Günlük İngilizcede En Sık Kullanılan 50 Phrasal Verb: Anlamları, Örnekleri ve Kullanım İpuçları

İngilizce Kelime Bilgisi 12 dk okuma

İngilizce öğrenirken kelime bilmek kadar önemli olan bir konu da kelimelerin gerçek hayatta nasıl birlikte kullanıldığını bilmektir. Özellikle günlük konuşmalarda, dizilerde, filmlerde, iş ortamında ve sosyal medyada karşımıza çıkan phrasal verb yapıları bu nedenle çok değerlidir. Türkçede genellikle “deyimsel fiil” ya da “öbek fiil” olarak açıklanan phrasal verb yapıları, bir fiil ile bir edatın veya zarfın birleşmesiyle oluşur. Örneğin look “bakmak” demektir; ancak look after “ilgilenmek”, look for “aramak”, look up ise “sözlükten bakmak / araştırmak” anlamına gelebilir.

Bu yazıda günlük İngilizcede en sık kullanılan 50 phrasal verb yapısını Türkçe anlamları, örnek cümleleri ve kullanım notlarıyla birlikte öğreneceksiniz. Amacımız sadece liste vermek değil; bu kelimeleri konuşma, yazma ve dinleme içinde nasıl fark edeceğinizi de göstermektir. Eğer İngilizce konuşma becerinizi geliştirmek istiyorsanız bu listeyi ezberlenecek bir tablo gibi değil, tekrar tekrar cümle içinde kullanılacak bir çalışma materyali gibi düşünmelisiniz.

Phrasal verb çalışırken seviye farkı da önemlidir. A1–A2 seviyesinde temel yapıları tanımak yeterliyken, B1 ve üzeri seviyelerde bu yapıları cümle içinde doğal biçimde kullanmak beklenir. İngilizce seviyeleri hakkında genel bir çerçeve görmek isterseniz İngilizce seviyeleri yazısına da göz atabilirsiniz.

Phrasal Verb Nedir?

Phrasal verb, temel olarak bir fiil ile bir veya iki küçük kelimenin birleşmesinden oluşur. Bu küçük kelimeler genellikle up, on, off, out, in, away, back, down, over, after, for gibi parçalardır. Önemli nokta şudur: Bu yapıların anlamı çoğu zaman tek tek kelimelerin anlamından doğrudan çıkarılamaz. give “vermek” demektir; fakat give up “vazgeçmek” anlamına gelir. Bu yüzden phrasal verb öğrenirken sadece fiili değil, birlikte geldiği parçayı ve örnek cümleyi de öğrenmek gerekir.

Bir başka önemli nokta da ayrılabilir ve ayrılamaz phrasal verb yapılarıdır. Bazı yapılar nesneyi araya alabilir: turn off the light veya turn the light off denebilir. Fakat bazı yapılar ayrılmaz: look after my brother denir, look my brother after denmez. Bu yazıda başlangıç ve orta seviye öğrenciler için en pratik kullanım biçimlerine odaklanacağız.

Phrasal Verb Öğrenmenin En Etkili Yolu

Phrasal verb öğrenirken en büyük hata, uzun listeleri bir defada ezberlemeye çalışmaktır. Bunun yerine her gün 5–7 yapı seçip bu yapılarla kendi hayatınızdan cümleler kurmanız çok daha etkilidir. Örneğin wake up yapısını öğrendiğinizde sadece “uyanmak” demek yerine “I wake up at seven on weekdays” gibi kişisel bir cümle oluşturmalısınız. Kişisel cümleler beynin kelimeyi daha kalıcı şekilde kaydetmesine yardımcı olur.

Ayrıca phrasal verb çalışırken dinleme pratiği de yapmak gerekir. Bir dizide veya videoda “I’ll call you back” cümlesini duyduğunuzda bunun “seni geri arayacağım” anlamına geldiğini hızlıca fark edebilmelisiniz. Speaking pratiği için de bu yapıları kısa diyaloglara yerleştirmek çok işe yarar. Konuşma becerisi hakkında daha fazla yöntem için İngilizce konuşma becerileri nasıl geliştirilir yazısını okuyabilirsiniz.

Günlük İngilizcede En Sık Kullanılan 50 Phrasal Verb

Aşağıdaki listeyi çalışırken önce İngilizce örneği okuyun, sonra Türkçe anlamını kontrol edin. Her yapı için kendi hayatınızdan bir cümle kurmaya çalışın. Böylece sadece anlamı değil, kullanım şeklini de öğrenirsiniz.

1. wake up

Anlamı: uyanmak

Örnek: I wake up at seven every morning.
Türkçesi: Her sabah saat yedide uyanırım.

Kullanım notu: Günlük rutin anlatırken çok kullanılır.

2. get up

Anlamı: yataktan kalkmak

Örnek: She got up early yesterday.
Türkçesi: Dün erken kalktı.

Kullanım notu: wake up uyanmak, get up yataktan kalkmak anlamındadır.

3. turn on

Anlamı: açmak

Örnek: Can you turn on the lights?
Türkçesi: Işıkları açabilir misin?

Kullanım notu: Elektronik cihazlar ve ışıklar için kullanılır.

4. turn off

Anlamı: kapatmak

Örnek: Please turn off your phone.
Türkçesi: Lütfen telefonunu kapat.

Kullanım notu: Nesne araya girebilir: turn it off.

5. look for

Anlamı: aramak

Örnek: I am looking for my keys.
Türkçesi: Anahtarlarımı arıyorum.

Kullanım notu: Bir şeyi bulmaya çalışmak anlamına gelir.

6. look after

Anlamı: ilgilenmek / bakmak

Örnek: My sister looks after her baby.
Türkçesi: Kız kardeşim bebeğine bakar.

Kullanım notu: Ayrılmaz bir yapıdır.

7. look up

Anlamı: araştırmak / sözlükten bakmak

Örnek: I looked up the word in a dictionary.
Türkçesi: Kelimeye sözlükten baktım.

Kullanım notu: Kelime öğrenirken çok faydalı bir yapıdır.

8. find out

Anlamı: öğrenmek / ortaya çıkarmak

Örnek: We found out the truth.
Türkçesi: Gerçeği öğrendik.

Kullanım notu: Bilgiye ulaşmak anlamı taşır.

9. give up

Anlamı: vazgeçmek / bırakmak

Örnek: Never give up on your dreams.
Türkçesi: Hayallerinden asla vazgeçme.

Kullanım notu: Motivasyon cümlelerinde sık görülür.

10. go on

Anlamı: devam etmek

Örnek: The meeting went on for two hours.
Türkçesi: Toplantı iki saat devam etti.

Kullanım notu: continue yerine kullanılabilir.

11. come back

Anlamı: geri gelmek

Örnek: He came back late last night.
Türkçesi: Dün gece geç döndü.

Kullanım notu: Geçmiş zamanda came back olur.

12. call back

Anlamı: geri aramak

Örnek: I’ll call you back in ten minutes.
Türkçesi: Seni on dakika içinde geri arayacağım.

Kullanım notu: Telefon konuşmalarında çok yaygındır.

13. pick up

Anlamı: almak / gidip almak

Örnek: Can you pick me up after work?
Türkçesi: İşten sonra beni alabilir misin?

Kullanım notu: Kişi veya nesne almak için kullanılır.

14. drop off

Anlamı: bırakmak

Örnek: I dropped my son off at school.
Türkçesi: Oğlumu okula bıraktım.

Kullanım notu: Ulaşım bağlamında çok kullanılır.

15. put on

Anlamı: giymek / takmak

Örnek: Put on your coat; it is cold.
Türkçesi: Montunu giy; hava soğuk.

Kullanım notu: Kıyafet ve aksesuarlar için kullanılır.

16. take off

Anlamı: çıkarmak / havalanmak

Örnek: The plane took off on time.
Türkçesi: Uçak zamanında havalandı.

Kullanım notu: Bağlama göre farklı anlamları vardır.

17. run out of

Anlamı: tükenmek

Örnek: We ran out of milk.
Türkçesi: Sütümüz bitti.

Kullanım notu: Bir şeyin kalmaması anlamına gelir.

18. get along with

Anlamı: iyi geçinmek

Örnek: I get along with my colleagues.
Türkçesi: İş arkadaşlarımla iyi geçinirim.

Kullanım notu: İlişkilerden bahsederken kullanılır.

19. break down

Anlamı: bozulmak / duygusal olarak çökmek

Örnek: Our car broke down on the way.
Türkçesi: Arabamız yolda bozuldu.

Kullanım notu: Makine veya duygu bağlamında olabilir.

20. set up

Anlamı: kurmak / ayarlamak

Örnek: They set up a new company.
Türkçesi: Yeni bir şirket kurdular.

Kullanım notu: İş ve teknoloji alanında yaygındır.

21. fill in

Anlamı: doldurmak

Örnek: Please fill in this form.
Türkçesi: Lütfen bu formu doldurun.

Kullanım notu: Form ve belge bağlamında kullanılır.

22. check in

Anlamı: giriş yapmak

Örnek: We checked in at the hotel.
Türkçesi: Otele giriş yaptık.

Kullanım notu: Otel ve uçuş bağlamında kullanılır.

23. check out

Anlamı: çıkış yapmak / kontrol etmek

Örnek: You should check out this website.
Türkçesi: Bu web sitesine bir bakmalısın.

Kullanım notu: Hem otel çıkışı hem incelemek anlamı vardır.

24. grow up

Anlamı: büyümek

Örnek: I grew up in Istanbul.
Türkçesi: İstanbul’da büyüdüm.

Kullanım notu: Hayat hikâyesi anlatırken kullanılır.

25. bring up

Anlamı: konuyu açmak / çocuk yetiştirmek

Örnek: She brought up an important question.
Türkçesi: Önemli bir soru gündeme getirdi.

Kullanım notu: Bağlama dikkat edilmelidir.

26. carry on

Anlamı: devam etmek

Örnek: Please carry on with your work.
Türkçesi: Lütfen işinize devam edin.

Kullanım notu: British English’te sık kullanılır.

27. calm down

Anlamı: sakinleşmek

Örnek: Calm down and listen to me.
Türkçesi: Sakinleş ve beni dinle.

Kullanım notu: Duygusal durumlarda kullanılır.

28. come across

Anlamı: rastlamak

Örnek: I came across an old photo.
Türkçesi: Eski bir fotoğrafa rastladım.

Kullanım notu: Tesadüfen karşılaşmak anlamındadır.

29. deal with

Anlamı: ilgilenmek / başa çıkmak

Örnek: How do you deal with stress?
Türkçesi: Stresle nasıl başa çıkarsın?

Kullanım notu: Sorun ve sorumluluklarda kullanılır.

30. depend on

Anlamı: bağlı olmak

Örnek: It depends on the weather.
Türkçesi: Havaya bağlı.

Kullanım notu: Karar ve koşullarda çok yaygındır.

31. get over

Anlamı: atlatmak

Örnek: She got over the flu quickly.
Türkçesi: Gribi hızlı atlattı.

Kullanım notu: Hastalık, üzüntü veya sorun için kullanılır.

32. give back

Anlamı: geri vermek

Örnek: Please give back my book.
Türkçesi: Lütfen kitabımı geri ver.

Kullanım notu: Nesne araya girebilir: give it back.

33. hang out

Anlamı: takılmak / vakit geçirmek

Örnek: We hung out at the park.
Türkçesi: Parkta takıldık.

Kullanım notu: Günlük konuşmada samimidir.

34. hold on

Anlamı: beklemek

Örnek: Hold on a second, please.
Türkçesi: Lütfen bir saniye bekle.

Kullanım notu: Telefon konuşmalarında da kullanılır.

35. keep on

Anlamı: sürdürmek

Örnek: Keep on practicing every day.
Türkçesi: Her gün pratik yapmaya devam et.

Kullanım notu: Motivasyon ve alışkanlık bağlamında kullanılır.

36. make up

Anlamı: uydurmak / barışmak / makyaj yapmak

Örnek: He made up a story.
Türkçesi: Bir hikâye uydurdu.

Kullanım notu: Çok anlamlı olduğu için bağlam önemlidir.

37. move on

Anlamı: devam etmek / hayatına devam etmek

Örnek: It is time to move on.
Türkçesi: Artık devam etme zamanı.

Kullanım notu: Duygusal konuşmalarda sık geçer.

38. pay attention to

Anlamı: dikkat etmek

Örnek: Pay attention to the pronunciation.
Türkçesi: Telaffuza dikkat et.

Kullanım notu: Akademik ve ders bağlamında çok kullanılır.

39. point out

Anlamı: belirtmek / işaret etmek

Örnek: The teacher pointed out my mistake.
Türkçesi: Öğretmen hatamı belirtti.

Kullanım notu: Yazı ve konuşmada faydalıdır.

40. put off

Anlamı: ertelemek

Örnek: Don’t put off your homework.
Türkçesi: Ödevini erteleme.

Kullanım notu: Plan ve sorumluluklarda kullanılır.

41. show up

Anlamı: ortaya çıkmak / gelmek

Örnek: He didn’t show up at the party.
Türkçesi: Partiye gelmedi.

Kullanım notu: Beklenen kişinin gelmesi/gelmemesi.

42. take care of

Anlamı: ilgilenmek / bakmak

Örnek: I take care of my little brother.
Türkçesi: Küçük kardeşimle ilgilenirim.

Kullanım notu: look after ile benzer anlamlıdır.

43. try on

Anlamı: denemek

Örnek: Can I try on this jacket?
Türkçesi: Bu ceketi deneyebilir miyim?

Kullanım notu: Kıyafet alışverişinde kullanılır.

44. work out

Anlamı: egzersiz yapmak / çözmek

Örnek: I work out three times a week.
Türkçesi: Haftada üç kez spor yaparım.

Kullanım notu: Ayrıca ‘çözmek’ anlamına gelebilir.

45. write down

Anlamı: not almak

Örnek: Write down these examples.
Türkçesi: Bu örnekleri not al.

Kullanım notu: Ders çalışırken çok kullanılır.

46. throw away

Anlamı: çöpe atmak

Örnek: Don’t throw away these papers.
Türkçesi: Bu kağıtları çöpe atma.

Kullanım notu: Nesne araya girebilir.

47. turn down

Anlamı: reddetmek / sesini kısmak

Örnek: She turned down the offer.
Türkçesi: Teklifi reddetti.

Kullanım notu: Bağlama göre anlam değişir.

48. take over

Anlamı: devralmak

Örnek: The new manager took over the project.
Türkçesi: Yeni müdür projeyi devraldı.

Kullanım notu: İş İngilizcesinde önemlidir.

49. come up with

Anlamı: aklına getirmek / üretmek

Örnek: We came up with a new idea.
Türkçesi: Yeni bir fikir bulduk.

Kullanım notu: Yaratıcı fikirler için kullanılır.

50. look forward to

Anlamı: dört gözle beklemek

Örnek: I look forward to meeting you.
Türkçesi: Sizinle tanışmayı dört gözle bekliyorum.

Kullanım notu: to’dan sonra isim veya -ing gelir.

Phrasal Verb Çalışma Planı: 7 Günlük Mini Program

Bu 50 yapıyı bir günde ezberlemeye çalışmak yerine 7 güne bölerek çalışmak daha sağlıklı olur. Birinci gün sadece ilk 7 yapıyı okuyun, örnekleri sesli tekrar edin ve kendi cümlelerinizi yazın. İkinci gün yeni 7 yapıya geçmeden önce ilk gün öğrendiklerinizi kısa bir quiz gibi hatırlamaya çalışın. Bu yöntem aralıklı tekrar etkisi oluşturur ve kelimeleri uzun süreli hafızaya taşır.

Üçüncü ve dördüncü günlerde öğrendiğiniz yapıları kısa diyaloglara yerleştirin. Örneğin call back, pick up, drop off gibi yapılarla telefon ve ulaşım diyalogları oluşturabilirsiniz. Beşinci gün dizilerden, YouTube videolarından veya kısa metinlerden bu yapıları yakalamaya çalışın. Altıncı gün kendi hayatınızı anlatan 120 kelimelik bir paragraf yazın ve en az 10 phrasal verb kullanın. Yedinci gün ise tüm listeyi karıştırarak tekrar edin.

Phrasal Verb Kullanırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Birinci dikkat noktası, her phrasal verb yapısının her ortamda aynı derecede uygun olmamasıdır. Bazıları günlük ve samimi konuşma için idealdir; bazıları ise iş İngilizcesinde veya akademik yazıda daha dikkatli kullanılmalıdır. Örneğin hang out arkadaşlar arasında çok doğal bir ifadedir, ancak resmi bir e-postada daha nötr bir ifade tercih etmek daha doğru olabilir.

İkinci dikkat noktası, nesnenin yeriyle ilgilidir. turn off the computer ve turn the computer off iki şekilde de kullanılabilir. Ancak zamir kullanıldığında turn it off denir; turn off it yanlıştır. Bu nedenle ayrılabilir yapıları öğrenirken özellikle zamirli örnekleri çalışmak gerekir.

Üçüncü dikkat noktası, phrasal verb yapılarının bazen birden fazla anlama sahip olmasıdır. take off hem “kıyafet çıkarmak” hem de “uçağın havalanması” anlamına gelebilir. work out hem “spor yapmak” hem de “çözmek / iyi sonuçlanmak” anlamına gelebilir. Bu yüzden tek bir Türkçe karşılıkla yetinmek yerine örnek cümleleri karşılaştırmak çok önemlidir.

Mini Alıştırma

Aşağıdaki cümlelerde boşlukları uygun phrasal verb ile tamamlayın: give up, look for, turn off, came across, put off, call back, ran out of, get along with.

  1. I am ________ my wallet. I can’t find it anywhere.
  2. Please ________ the TV before you leave the room.
  3. We ________ sugar, so I went to the market.
  4. Don’t ________ your dreams just because it is difficult.
  5. I ________ an interesting article yesterday.
  6. Can I ________ you ________ later?
  7. He doesn’t ________ his neighbors.
  8. Don’t ________ your English practice until next week.

Cevaplar: 1. looking for, 2. turn off, 3. ran out of, 4. give up, 5. came across, 6. call / back, 7. get along with, 8. put off.

Sonuç

Phrasal verb öğrenmek İngilizceyi daha doğal, akıcı ve gerçek hayata yakın kullanmanızı sağlar. İlk başta bu yapılar karışık görünebilir; çünkü çoğunun anlamı kelimelerin tek tek anlamından farklıdır. Ancak düzenli tekrar, örnek cümle kurma ve dinleme pratiği ile bu yapılar zamanla otomatikleşir. Özellikle günlük konuşmalarda wake up, get up, look for, give up, call back, pick up, put off, work out gibi ifadeler çok sık kullanılır.

Bu yazıdaki 50 yapıyı bir liste olarak saklayabilir, her gün birkaç tanesini seçerek konuşma ve yazma pratiği yapabilirsiniz. En iyi yöntem, her phrasal verb için bir Türkçe karşılık, bir İngilizce örnek ve bir kişisel cümle oluşturmaktır. Böyle çalıştığınızda kelimeler pasif bilgi olmaktan çıkar ve aktif konuşma becerinizin parçası haline gelir.

1 yorum

  1. Ece dedi ki:

    Phrasal verb konusunu sadece liste olarak değil, günlük kullanım örnekleriyle anlatmanız çok faydalı olmuş. Özellikle look for, give up ve run out of gibi sık kullanılan ifadelerin Türkçe anlamlarıyla birlikte verilmesi konuyu daha anlaşılır hale getiriyor. Bu tarz örnek cümleli rehberler İngilizce konuşma pratiği yapanlar için gerçekten yararlı.

Soru sor veya yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

💬 Yorum Yap (1)