İngilizce İleri Seviye Karşılaştırma: Comparatives ve Superlatives

İngilizce Dilbilgisi 7 dk okuma

İngilizce İleri Seviye Karşılaştırma: Comparatives ve Superlatives

İngilizce öğrenirken karşılaştırma yapıları (Comparatives) ve üstünlük bildiren yapılar (Superlatives) dilbilgisinin temel taşlarından biridir. Genellikle “-er” eki veya “more” kelimesi ile yapılan karşılaştırmaları ve “-est” eki veya “most” kelimesi ile kurulan üstünlük ifadelerini öğreniriz. Ancak İngilizce’de karşılaştırmalar bundan çok daha zengin ve çeşitlidir. İleri seviyede, daha hassas, detaylı ve vurgulu karşılaştırmalar yapmak için farklı yapılar kullanılır. Bu yazıda, İngilizce’deki ileri seviye comparative ve superlative yapılarına derinlemesine bir bakış atacağız.

Temel comparative ve superlative yapılarını hatırlamak veya tekrar etmek isterseniz, İngilizce comparative ve superlative sıfatlar hakkındaki detaylı anlatımımıza göz atabilirsiniz. Şimdi ise daha karmaşık ve nüanslı yapılara odaklanalım.

1. Eşitlik Karşılaştırmaları: As … As

İki şeyin belirli bir özellik açısından eşit veya aynı seviyede olduğunu belirtmek için as + sıfat/zarf + as yapısı kullanılır. Bu yapı, sadece farklılıkları değil, benzerlikleri de vurgulamak için önemlidir.

  • Sıfat ile Kullanım: My house is as big as yours. (Benim evim seninki kadar büyük.)
  • Sıfat ile Kullanım: She is as intelligent as her brother. (O, erkek kardeşi kadar zeki.)
  • Zarf ile Kullanım: He drives as carefully as his father. (Babası kadar dikkatli araba kullanır.)
  • Zarf ile Kullanım: Can you type as fast as she can? (Onun kadar hızlı yazabilir misin?)

2. Eşitsizlik Karşılaştırmaları: Not As/So … As

İki şeyin belirli bir özellik açısından eşit olmadığını belirtmek için olumsuz hali olan not as + sıfat/zarf + as yapısı kullanılır. Konuşma dilinde ve gayriresmi durumlarda “not so … as” yapısı da sıklıkla tercih edilir.

  • Sıfat ile Kullanım: This coffee is not as hot as I expected. (Bu kahve beklediğim kadar sıcak değil.)
  • Sıfat ile Kullanım: He is not so tall as his sister. (Kız kardeşi kadar uzun boylu değil.)
  • Zarf ile Kullanım: She doesn’t speak English as fluently as her colleague. (İş arkadaşı kadar akıcı İngilizce konuşamıyor.)
  • Zarf ile Kullanım: They didn’t perform as well as they did last year. (Geçen yılki kadar iyi performans göstermediler.)

Bu yapı, “less … than” yapısına benzer bir anlam taşır: This coffee is less hot than I expected.

3. Karşılaştırmaları Güçlendirme ve Zayıflatma

Comparative yapılarını daha vurgulu hale getirmek veya aradaki farkın derecesini belirtmek için bazı kelimeler kullanırız. Bu kelimeler comparative sıfat veya zarftan hemen önce gelir.

  • Farkı Vurgulayanlar (Güçlendiriciler): much, far, a lot, considerably, significantly, even
    • London is much bigger than Paris. (Londra, Paris’ten çok daha büyük.)
    • This book is far more interesting than the last one. (Bu kitap bir öncekinden kat kat daha ilginç.)
    • He feels a lot better today. (Bugün çok daha iyi hissediyor.)
    • She is even taller than her older brother. (Abisinden bile daha uzun.)
  • Farkı Azaltanlar (Zayıflatıcılar): a bit, slightly, a little
    • My new phone is slightly more expensive than the old one. (Yeni telefonum eskisinden biraz daha pahalı.)
    • Could you speak a little more slowly, please? (Biraz daha yavaş konuşabilir misiniz, lütfen?)
    • I feel a bit tired today than yesterday. (Bugün düne göre biraz yorgun hissediyorum.)

4. Orantılı Karşılaştırma: The … The …

İki durumun veya eylemin birbiriyle orantılı olarak değiştiğini ifade etmek için The + comparative ..., the + comparative ... yapısı kullanılır. Bir şey ne kadar artarsa/azalırsa, diğerinin de o kadar arttığını/azaldığını gösterir.

  • The more you study, the better grades you will get. (Ne kadar çok çalışırsan, o kadar iyi notlar alırsın.)
  • The harder he tried, the less successful he was. (Ne kadar çok çabaladıysa, o kadar az başarılı oldu.)
  • The sooner we leave, the earlier we will arrive. (Ne kadar erken çıkarsak, o kadar erken varırız.)
  • The older I get, the happier I become. (Yaşlandıkça daha mutlu oluyorum.)

5. Eylemleri Karşılaştırma: Zarflarla Comparatives ve Superlatives

Sadece nesneleri veya kişileri değil, eylemlerin nasıl yapıldığını da karşılaştırabiliriz. Bu durumda sıfatlar yerine zarfların comparative ve superlative hallerini kullanırız.

  • Tek heceli zarflar genellikle “-er” ve “-est” alır: fast -> faster -> fastest; hard -> harder -> hardest
    • He runs faster than me. (Benden daha hızlı koşar.)
    • She works the hardest in the office. (Ofiste en çok o çalışır.)
  • “-ly” ile biten çoğu zarf “more” ve “most” ile kullanılır: carefully -> more carefully -> most carefully; slowly -> more slowly -> most slowly
    • Please drive more slowly. (Lütfen daha yavaş sür.)
    • He explained the situation most clearly. (Durumu en net şekilde o açıkladı.)
  • Düzensiz Zarflar: Bazı zarfların düzensiz comparative ve superlative halleri vardır.
    • well -> better -> best
    • badly -> worse -> worst
    • little -> less -> least
    • much/many -> more -> most
    • far -> farther/further -> farthest/furthest
    • She plays the piano better than anyone else in her class. (Sınıfındaki herkesten daha iyi piyano çalar.)
    • He behaved the worst at the party. (Partide en kötü davranan oydu.)

6. Azlık Belirten Karşılaştırma ve Üstünlük: Less ve The Least

Bir özelliğin veya eylemin daha az veya en az derecede olduğunu belirtmek için less (comparative) ve the least (superlative) kullanılır. Genellikle uzun (çok heceli) sıfatlar ve zarflarla kullanılırlar, ancak kısa sıfatlarla da kullanılabilirler, ancak bu daha az yaygındır.

  • Sıfat ile Kullanım:
    • This sofa is less comfortable than the armchair. (Bu kanepe koltuktan daha az konforlu.)
    • This is the least expensive option available. (Bu, mevcut olan en az pahalı seçenek.)
  • Zarf ile Kullanım:
    • He visits his parents less frequently now. (Artık ailesini daha az sıklıkla ziyaret ediyor.)
    • Of all the students, she studied the least for the exam. (Tüm öğrenciler arasında sınava en az çalışan oydu.)

7. İsimlerle Karşılaştırma

Miktarları karşılaştırmak için isimlerle birlikte more, less, fewer gibi yapılar kullanılır. Sayılabilen ve sayılamayan isimlerle farklı yapılar kullanıldığına dikkat etmek gerekir.

  • More … than: Hem sayılabilen hem de sayılamayan isimlerle kullanılır.
    • I have more books than you. (Senden daha çok kitabım var.) (Sayılabilen)
    • She earns more money than her husband. (Kocasından daha çok para kazanıyor.) (Sayılamayan)
  • Less … than: Genellikle sayılamayan isimlerle kullanılır.
    • I drink less coffee than before. (Eskisinden daha az kahve içiyorum.)
    • There is less traffic on Sundays. (Pazarları daha az trafik olur.)
  • Fewer … than: Sayılabilen isimlerle kullanılır.
    • There are fewer students in the class today. (Bugün sınıfta daha az öğrenci var.)
    • I made fewer mistakes this time. (Bu sefer daha az hata yaptım.)

    Not: Günlük konuşma dilinde ‘less’ bazen sayılabilen isimlerle de kullanılsa da, dilbilgisel olarak doğru kabul edilen ‘fewer’ kullanmaktır.

  • As much/many … as: Eşit miktarları belirtmek için kullanılır.
    • He has as many friends as his sister. (Kız kardeşi kadar çok arkadaşı var.) (Sayılabilen – many)
    • She doesn’t have as much experience as the other candidate. (Diğer aday kadar çok deneyimi yok.) (Sayılamayan – much)

8. Superlative İfadeleri Güçlendirme ve Detaylandırma

Superlative ifadeleri daha vurgulu hale getirmek veya belirli bir grup içindeki sırayı belirtmek için bazı yapılar kullanılır.

  • By far: Üstünlüğün açık ara olduğunu vurgular.
    • She is by far the most talented musician in the orchestra. (Orkestradaki açık ara en yetenekli müzisyen o.)
    • This was by far the best holiday I’ve ever had. (Bu şimdiye kadar geçirdiğim açık ara en iyi tatildi.)
  • One of the … : Bir grubun en iyilerinden/en … olanlarından biri olduğunu belirtir.
    • Istanbul is one of the most beautiful cities in the world. (İstanbul dünyadaki en güzel şehirlerden biridir.)
    • He is one of the fastest runners on the team. (Takımdaki en hızlı koşuculardan biri.)
  • The second/third/etc. most/least … : Sıralamada tam olarak yeri belirtir.
    • This is the second most expensive hotel in the city. (Bu, şehirdeki en pahalı ikinci otel.)
    • He was the third fastest swimmer in the competition. (Yarışmadaki en hızlı üçüncü yüzücüydü.)

Sonuç

İngilizce’de comparative ve superlative yapıları, temel formlarının çok ötesine geçer. ‘As…as’ ile eşitlik, ‘not as…as’ ile eşitsizlik belirtmek, ‘the…the…’ yapısıyla orantılı değişimleri ifade etmek, karşılaştırmaları ‘much’, ‘far’, ‘slightly’ gibi kelimelerle güçlendirmek veya zayıflatmak, ‘less’ ve ‘the least’ ile azlık vurgulamak ve isimlerle miktarları karşılaştırmak, dil becerilerinizi önemli ölçüde zenginleştirir. Bu ileri seviye yapıları anlamak ve doğru kullanmak, İngilizce’de daha nüanslı, etkili ve akıcı iletişim kurmanızı sağlar. Bol bol pratik yaparak bu yapıları günlük konuşmalarınıza ve yazılarınıza entegre etmeye çalışın!

Karşılaştırma yapılarını kullanırken doğru sıfat ve zarf formlarını seçmek önemlidir. İngilizce sıfatların kullanımı ve türleri hakkında daha fazla bilgi edinmek, bu konudaki yetkinliğinizi artıracaktır.

1 yorum

  1. Duygu dedi ki:

    Bu konu gerçekten İngilizce öğrenirken kafa yorulan noktalardan biri. Temel karşılaştırmaları az çok biliyoruz ama bu ‘as…as’, ‘the…the…’ gibi yapılar işin inceliği sanırım. Özellikle ‘much’, ‘far’ ya da ‘a bit’ gibi farkı belirten kelimeler konuşmayı daha akıcı ve doğal hale getiriyor. ‘Less’ ile ‘fewer’ arasındaki ayrım da hep karıştırdığım bir şeydi, burada netleşmiş oldu. Yazı bayağı detaylı ve anlaşılır olmuş, elinize sağlık. İleri seviyede İngilizce kullananlar için gerçekten faydalı bir kaynak.

Soru sor veya yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

💬 Yorum Yap (1)
Exit mobile version