İngilizce Tiyatro Terimleri: Sahne Arkası Sözlüğü

İngilizce Kelime Bilgisi 6 dk okuma

İngilizce Tiyatro Terimleri: Sahne Arkası Sözlüğü

Tiyatro, perdeleri açıldığında bizi bambaşka dünyalara götüren, hikayeler anlatan, güldüren, düşündüren sihirli bir sanat dalıdır. İster oyuncu olarak sahnede olun, ister seyirci olarak koltukta oturun, tiyatronun kendine özgü bir dili vardır. Özellikle İngilizce oyunlar, müzikaller ve performanslar dünya çapında çok yaygın olduğu için, bazı temel İngilizce tiyatro terimlerini bilmek, bu büyülü dünyayı daha iyi anlamamıza yardımcı olabilir. Gelin, sahne arkasına bir göz atalım ve en sık kullanılan İngilizce tiyatro terimlerini birlikte öğrenelim!

Tiyatro Ekibi ve Sahne Arkası (The People Behind the Scenes)

Bir oyunun seyirciyle buluşması, pek çok kişinin emeğiyle gerçekleşir. İşte tiyatro dünyasının kahramanları ve onların İngilizce karşılıkları:

  • Actor / Actress: Sahnedeki karakterlere hayat veren sanatçılardır. Erkek oyuncular için ‘Actor’, kadın oyuncular için ‘Actress’ terimi kullanılır. Günümüzde ‘Actor’ kelimesi cinsiyet ayrımı yapmadan tüm oyuncular için de kullanılabilmektedir.
  • Director: Yönetmen. Oyunu sahneye koyan, oyuncuları yönlendiren ve oyunun genel vizyonunu belirleyen kişidir. Tıpkı bir orkestra şefi gibi, her şeyin uyum içinde olmasını sağlar.
  • Playwright: Oyun yazarı. Tiyatro metnini, yani hikayeyi ve diyalogları yazan kişidir. Hayal gücüyle karakterler ve dünyalar yaratır.
  • Producer: Yapımcı. Oyunun mali işlerinden, organizasyonundan ve genel yönetiminden sorumlu kişidir. Projenin hayata geçmesi için gerekli kaynakları bulur.
  • Stage Manager: Sahne amiri. Provalar ve performanslar sırasında sahne arkasındaki her şeyin yolunda gitmesini sağlayan kişidir. Oyuncuların giriş çıkışlarını, ışık ve sesin zamanlamasını koordine eder. Yönetmenin sağ kolu gibidir.
  • Crew: Teknik ekip. Sahne arkasında çalışan; dekoru kuran, ışıkları ayarlayan, ses sistemini yöneten ve kostümlere yardımcı olan tüm görevlileri kapsayan genel bir terimdir. Onlar olmadan oyun olmaz!
  • Lighting Designer: Işık tasarımcısı. Sahnenin atmosferini, ruh halini ve odak noktasını ışık kullanarak yaratan kişidir. Farklı renkler ve açılarla sahneyi adeta boyar.
  • Sound Designer: Ses tasarımcısı. Oyundaki müzikleri, efektleri ve ses seviyelerini ayarlayan kişidir. Duyguyu ve atmosferi sesle güçlendirir.
  • Costume Designer: Kostüm tasarımcısı. Karakterlerin kimliklerini ve dönemi yansıtan kostümleri tasarlayan ve hazırlayan sanatçıdır.
  • Choreographer: Koreograf. Özellikle müzikallerde dansları ve oyuncuların sahne üzerindeki hareketlerini tasarlayan ve öğreten kişidir.
  • Audience: Seyirci / İzleyici. Oyunu izlemeye gelen kişilerdir. Tiyatronun varlık sebebidir! Alkışları ve tepkileri, oyuncular için en büyük motivasyondur.

Sahne ve Alanlar (The Stage and Its Parts)

Oyunun sergilendiği yer olan sahnenin de kendine özgü bölümleri ve terimleri vardır:

  • Stage: Sahne. Oyunun oynandığı ana platformdur.
  • Backstage: Sahne arkası. Seyircilerin görmediği, oyuncuların ve teknik ekibin hazırlandığı alandır.
  • Wings: Kulis / Sahne kenarı. Sahnenin yan taraflarında bulunan, oyuncuların giriş çıkış yapmak için beklediği, genellikle perdelerle ayrılmış bölümlerdir.
  • Proscenium: Sahne kemeri / çerçevesi. Sahneyi seyirci alanından ayıran, genellikle süslü olan çerçeve şeklindeki yapıdır. Modern tiyatrolarda her zaman bulunmayabilir.
  • Apron: Sahne önü. Ana perdenin önünde, sahne kemeri ile seyirci arasındaki küçük sahne çıkıntısıdır.
  • Set: Sahne tasarımı / Dekor. Oyunun geçtiği mekanı temsil etmek üzere sahnede kurulan yapıların ve düzenlemelerin tümüdür.
  • Scenery: Dekor / Manzara. Setin bir parçası olan, genellikle boyanmış panolar veya yapılarla oluşturulan arka plan ve çevre unsurlarıdır. Bazen çok güzel ve etkileyici olabilirler.
  • Props (Properties): Aksesuarlar. Oyuncuların sahnede kullandığı küçük eşyalardır (örneğin; bir kitap, bir telefon, bir kılıç).
  • Lighting: Işıklandırma. Sahneyi aydınlatmak ve atmosfer yaratmak için kullanılan ışık sistemidir.
  • Sound: Ses. Oyunda kullanılan müzik, ses efektleri ve oyuncuların seslerinin duyurulmasını sağlayan sistemdir.
  • Box Office: Bilet gişesi. Tiyatro biletlerinin satıldığı yerdir.

Oyun Sırasında (During the Play)

Bir oyunun hazırlık aşamasından sahnelenmesine kadar geçen süreçte ve performans anında kullanılan terimler:

  • Script: Senaryo / Oyun metni. Playwright tarafından yazılan, oyuncuların repliklerini (sözlerini) ve hareketlerini içeren metindir.
  • Rehearsal: Prova. Oyuncuların ve yönetmenin oyunu sahnelemek için bir araya gelip çalıştıkları hazırlık sürecidir. Tekrar tekrar yapılır.
  • Audition: Seçme. Bir rol için uygun oyuncuyu bulmak amacıyla yapılan deneme performansıdır. Oyuncular genellikle metinden kısa bir bölüm okur veya oynarlar.
  • Performance / Show: Performans / Gösteri / Oyun. Oyunun seyirci önünde sergilendiği an.
  • Matinee: Gündüz gösterimi. Genellikle öğleden sonra yapılan tiyatro gösterimidir.
  • Act: Perde. Bir tiyatro oyununun bölümlerinden her biridir. Büyük oyunlar genellikle iki veya üç perdeden oluşur.
  • Scene: Sahne (Bölüm). Bir perdenin içindeki daha küçük bölümlerdir. Genellikle mekan veya zaman değiştiğinde yeni bir sahne başlar.
  • Dialogue: Diyalog. İki veya daha fazla karakter arasındaki karşılıklı konuşmadır.
  • Monologue: Monolog. Tek bir karakterin, genellikle diğer karakterlere veya doğrudan seyirciye hitaben yaptığı uzun konuşmadır.
  • Blocking: Mizansen / Sahne düzeni. Oyuncuların sahne üzerinde nerede duracaklarını, nereye hareket edeceklerini belirleyen düzenlemelerdir. Yönetmen tarafından belirlenir.
  • Intermission / Interval: Perde arası / Antrakt. Oyunun perdeleri arasında verilen kısa moladır. Seyirciler dinlenir, ihtiyaçlarını giderir.
  • Applause: Alkış. Seyircilerin oyunu veya oyuncuların performansını beğendiklerini göstermek için el çırpmalarıdır.
  • Curtain Call: Selamlama / Bis. Oyun sonunda oyuncuların sahneye çıkarak seyirciyi selamlamasıdır. Genellikle bol alkış alır.
  • Standing Ovation: Ayakta alkışlama. Seyircilerin performansı o kadar çok beğenmesi ki ayağa kalkarak alkışlamasıdır. Bu, bir oyuncu veya oyun için en büyük takdirlerden biridir.
  • Understudy: Yedek oyuncu. Başrol veya önemli rollerdeki oyuncuların herhangi bir nedenle (hastalık vb.) oyuna çıkamaması durumunda onun yerine geçen oyuncudur.

Oyun Türleri (Types of Plays)

Tiyatronun farklı tatlar sunan çeşitli türleri vardır:

  • Play: Oyun. Genel olarak tiyatro eseri anlamında kullanılır. Türkçe’deki ‘oyun’ kelimesi gibi, İngilizce’de de ‘play’ kelimesinin oynamak, çalmak gibi başka anlamları da vardır.
  • Musical: Müzikal. Şarkıların, dansların ve diyalogların bir arada kullanıldığı, genellikle eğlenceli ve gösterişli tiyatro türüdür.
  • Comedy: Komedi. Seyirciyi güldürmeyi amaçlayan, genellikle mutlu sonla biten oyun türüdür.
  • Tragedy: Trajedi / Dram. Genellikle üzücü olayları konu alan, kahramanın zorluklarla mücadele ettiği ve sıklıkla hüzünlü bir sonla biten ciddi oyun türüdür.
  • Drama: Dram. Genellikle ciddi konuları ele alan, karakterlerin duygusal derinliklerine odaklanan oyun türüdür. Hem komik hem de trajik öğeler içerebilir.

Sonuç

İşte tiyatronun renkli dünyasında sıkça karşınıza çıkabilecek bazı temel İngilizce terimler! Bu kelimeleri bilmek, bir İngilizce oyunu izlerken veya tiyatro hakkında konuşurken size yardımcı olacaktır. Tıpkı yeni bir dil öğrenmek gibi, tiyatronun dilini öğrenmek de yeni kapılar açar ve bu sanat dalına olan anlayışınızı derinleştirir.

Unutmayın, tiyatro keşfedilmeyi bekleyen kocaman bir dünya. Belki bir gün siz de sahneye çıkarsınız ya da harika bir oyun yazarsınız, kim bilir? Şimdilik bu terimleri öğrenerek işe başlayabilir ve tiyatro sevginizi pekiştirebilirsiniz. İngilizce öğrenme yolculuğunuzda daha fazla kelime keşfetmek isterseniz, günlük hayatta sık kullanılan İngilizce kelimeler listelerine göz atabilirsiniz. İyi seyirler ve iyi öğrenmeler!

3 yorum

  1. Burak dedi ki:

    Bu terimler listesi harika olmuş, elinize sağlık. Tiyatroya ilgim var ama İngilizce terimler konusunda biraz eksiktim, bu yazı çok iyi geldi. Özellikle sahne arkası görevlerini (crew, stage manager gibi) ve sahnenin bölümlerini (wings, apron) öğrenmek ilginçti. Bazen oyunlarda bu terimler geçiyor ya da eleştirilerde okuyordum, şimdi daha anlamlı geliyor. Birkaç tanesini biliyordum ama hepsini bir arada görmek, özellikle ‘blocking’ gibi daha teknik olanları öğrenmek faydalı oldu. Bu bilgilerle İngilizce bir oyun izlemek kesinlikle daha keyifli olacaktır. Teşekkürler bu güzel derleme için.

  2. Ali dedi ki:

    İngilizce Tiyatro Terimleri: Sahne Arkası Sözlüğü başlığında anlatımın Türkçe destekli ve adım adım ilerlemesi güzel olmuş. Tiyatro Ekibi ve Sahne Arkası (The People Behind the Scenes) bölümündeki açıklamalar konuyu pekiştirmeyi kolaylaştırıyor. İngilizce çalışırken doğru kullanım farklarını görmek isteyenler için gerçekten kullanışlı bir yazı.

  3. Derya dedi ki:

    Yazıyı okurken İngilizce Tiyatro Terimleri: Sahne Arkası Sözlüğü konusunun karıştırılabilecek yerlerinin sade şekilde ayrıldığını gördüm. Özellikle Sonuç kısmı dikkatimi çekti; örneklerle desteklenmesi öğrenmeyi kolaylaştırıyor. İngilizce çalışma sürecini daha düzenli ilerletmek açısından başarılı ve anlaşılır bir içerik olmuş.

Soru sor veya yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

💬 Yorum Yap (3)
Exit mobile version