İngilizce Fill Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler

İngilizce Kelime Anlamları 5 dk okuma

İngilizce Fill Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler

İngilizce öğrenirken karşınıza sıkça çıkacak temel kelimelerden biri de ‘fill’ kelimesidir. Hem fiil hem de isim olarak kullanılabilen bu kelime, farklı bağlamlarda çeşitli anlamlara gelebilir. Bu yazıda, ‘fill’ kelimesinin ne anlama geldiğini, hangi durumlarda kullanıldığını, yaygın phrasal verb (deyimsel fiil) formlarını ve bol örnek cümlelerle pekiştireceğiz.

“Fill” Kelimesinin Fiil Olarak Anlamları ve Kullanımı

‘Fill’ kelimesinin en yaygın kullanımı fiil halidir. Temel anlamı ‘doldurmak’ olsa da, kullanıldığı cümleye göre farklı anlamlar kazanabilir.

1. Doldurmak (Bir Şeyi Tamamen Kaplamak)

Bu, ‘fill’ kelimesinin en temel ve sık karşılaşılan anlamıdır. Bir kabı, boşluğu veya alanı bir maddeyle tamamen doldurma eylemini ifade eder.

  • Örnek: Could you fill this glass with water, please? (Bu bardağı suyla doldurur musun, lütfen?)
  • Örnek: The workers are filling the hole in the road. (İşçiler yoldaki çukuru dolduruyorlar.)
  • Örnek: Smoke began to fill the room. (Duman odayı doldurmaya başladı.)
  • Örnek: Please fill in the form carefully. (Lütfen formu dikkatlice doldurun.) – (Bu kullanım ‘fill in’ phrasal verb’ü ile de yakından ilişkilidir, aşağıda detaylandırılacaktır.)

2. Yerini Doldurmak / Bir Pozisyonu Doldurmak

Bir iş pozisyonu, görev veya rol için uygun birini bulmak veya o pozisyona atanmak anlamında kullanılır.

  • Örnek: We need to fill the manager position as soon as possible. (Müdür pozisyonunu en kısa sürede doldurmamız gerekiyor.)
  • Örnek: She was hired to fill the vacancy in the marketing department. (Pazarlama departmanındaki boşluğu doldurmak için işe alındı.)

3. Doyurmak / Tatmin Etmek

Bir ihtiyacı, isteği veya açlığı gidermek anlamında kullanılabilir.

  • Örnek: This sandwich should fill your hunger. (Bu sandviç açlığını doyuracaktır.)
  • Örnek: Does this course fill your requirements? (Bu kurs gereksinimlerinizi karşılıyor/dolduruyor mu?)

4. (Zaman) Doldurmak / Geçirmek

Boş zamanı bir aktiviteyle değerlendirmek, meşgul olmak anlamında kullanılır.

  • Örnek: How do you fill your free time? (Boş zamanını nasıl doldurursun/geçirirsin?)
  • Örnek: We played cards to fill the time while waiting for the train. (Treni beklerken zaman doldurmak için kağıt oynadık.)

5. Reçeteyi Hazırlamak (İlaç)

Özellikle Amerikan İngilizcesi’nde, eczacının bir doktor reçetesindeki ilaçları hazırlaması anlamına gelir.

  • Örnek: Can you fill this prescription for me? (Bu reçeteyi benim için hazırlar mısınız?)

Fiil olarak ‘fill’, İngilizce dilbilgisinin temel taşlarından biridir ve farklı zaman (tense) yapılarıyla çekimlenebilir: Present Simple (fills), Past Simple (filled), Present Continuous (filling), Past Perfect (had filled) vb.

“Fill” Kelimesinin İsim Olarak Anlamları ve Kullanımı

‘Fill’ kelimesi fiil kadar olmasa da isim olarak da kullanılır. Genellikle “doyumluk miktar” veya “dolgu malzemesi” anlamlarına gelir.

  • Örnek: I ate my fill at the buffet. (Büfede doyasıya yedim. / Yiyebileceğim kadar yedim.)
  • Örnek: The dentist put a temporary fill in my tooth. (Diş hekimi dişimdeki boşluğa geçici bir dolgu koydu.)
  • Örnek: The construction site uses sand and gravel as fill. (İnşaat alanı kum ve çakılı dolgu malzemesi olarak kullanıyor.)
  • Örnek: Landfill sites are used for waste disposal. (Katı atık depolama alanları atık bertarafı için kullanılır.)

Yaygın Phrasal Verbs (Deyimsel Fiiller) ve Kullanımları

‘Fill’ kelimesi, yanına aldığı edatlarla (preposition) birlikte yeni anlamlar kazanan phrasal verb’ler oluşturur. Bunları öğrenmek, hem anlama hem de konuşma becerilerinizi geliştirmek için önemlidir. İşte en yaygın olanları:

1. Fill in

  • Anlam 1: Bir formdaki veya belgedeki boşlukları doldurmak. (Genellikle kişisel bilgi, cevap vb. yazmak)
    • Örnek: Please fill in this application form. (Lütfen bu başvuru formunu doldurun.)
    • Örnek: You need to fill in your name and address here. (Buraya adınızı ve adresinizi yazmanız/doldurmanız gerekiyor.)
  • Anlam 2: Birinin yerine geçici olarak çalışmak, vekalet etmek.
    • Örnek: Could you fill in for me at the meeting? I’m feeling unwell. (Toplantıda benim yerime geçebilir misin? Kendimi iyi hissetmiyorum.)
  • Anlam 3: Birini (eksik kaldığı konuda) bilgilendirmek. (Genellikle “fill someone in on something” yapısıyla kullanılır.)
    • Örnek: I missed the first part of the presentation. Can you fill me in? (Sunumun ilk bölümünü kaçırdım. Beni bilgilendirebilir misin?)
    • Örnek: Let me fill you in on what happened yesterday. (Dün ne olduğu konusunda seni bilgilendireyim.)

2. Fill out

  • Anlam: Genellikle bir formun tamamını veya büyük bir kısmını doldurmak. ‘Fill in’ ile bu anlamda sıkça birbirinin yerine kullanılabilir, özellikle Amerikan İngilizcesi’nde ‘fill out’ formlar için daha yaygındır.
    • Örnek: You must fill out the customs declaration form before landing. (İniş yapmadan önce gümrük beyannamesi formunu doldurmalısınız.)
    • Örnek: He spent an hour filling out job applications. (İş başvurularını doldurarak bir saat geçirdi.)

3. Fill up

  • Anlam: Bir şeyi tamamen, ağzına kadar doldurmak.
    • Örnek: Can you fill up the gas tank, please? (Benzin deposunu tamamen doldurur musunuz, lütfen?)
    • Örnek: The stadium quickly filled up with fans. (Stadyum hızla taraftarlarla doldu.)
    • Örnek: I ate too much; I’m completely filled up. (Çok fazla yedim; tamamen doydum/şiştim.)

Bu phrasal verb’leri öğrenmek, İngilizce kelime dağarcığınızı geliştirmek için harika bir yoldur.

Deyimler ve İfadeler

‘Fill’ kelimesi bazı deyimlerde de karşımıza çıkar:

  • Fill someone’s shoes: Birinin görevini, sorumluluğunu veya yerini başarıyla devralmak, onun kadar iyi olmak. (Birinin yerini doldurmak)
    • Örnek: It will be hard to fill her shoes now that she has retired. (Emekli olduğuna göre onun yerini doldurmak zor olacak.)
  • Eat your fill: Doyana kadar yemek.
    • Örnek: There’s plenty of food, so please eat your fill. (Bol miktarda yiyecek var, lütfen doyana kadar yiyin.)

Bu tür kalıplaşmış ifadeler, İngilizce deyimler sözlüğünde sıkça yer alır ve dilin daha doğal kullanılmasını sağlar.

Özet

‘Fill’ kelimesi İngilizcede oldukça işlevsel bir kelimedir:

  • Fiil olarak: Doldurmak, bir pozisyonu doldurmak, doyurmak, zaman geçirmek, reçete hazırlamak gibi anlamlara gelir.
  • İsim olarak: Doyumluk miktar veya dolgu malzemesi anlamında kullanılır.
  • Phrasal Verbs: ‘Fill in’ (boşluk doldurmak, vekalet etmek, bilgilendirmek), ‘fill out’ (form doldurmak) ve ‘fill up’ (tamamen doldurmak) gibi yaygın yapıları vardır.

Bu farklı anlamları ve kullanımları öğrenmek, İngilizce anlama ve ifade yeteneğinizi önemli ölçüde artıracaktır. Bol bol pratik yapmayı ve farklı bağlamlarda ‘fill’ kelimesinin nasıl kullanıldığına dikkat etmeyi unutmayın!

Soru sor veya yorum bırak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

💬 Yorum Yap (0)